
karşı yönlerden gelirken birbiriyle hafifçe çarpışan iki otobüsün kendi şoförünün tarafını tutan yolcuları gibiyiz. bir an için göz göze geliyor, birbirimize hafif gerilim yüklü, kınayan bakışlar fırlatıyoruz.
oysa ikimizin de yanlış zamanda yanlış yerde bulunması dışında bir kabahati yoktu, değil mi?
aynı dili konuşmak ama doğru zamanı, doğru formları, doğru kelimeleri bulamamak, ne diyeceğini, ne yapacağını bilememek, çuvallamak.
sorry for bad grammar.
April 26, 2009
sorry for bad grammar
Gönderen
m.
zaman:
11:59 PM
Etiketler: art niyet, birisine şeyler
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

2 yorum:
bu post'unu iyi sakla. bu cok degerli.
heyecanlandım, meraklandım birden. peki, bunu daha bir özenle saklayacağım, arada bir gelip tozunu alacağım;)
Post a Comment